Kırşehir’de eski Mehmet Akif Ersoy Lisesi ve Millî Eğitim Müdürlüğü alanında yükselen 200 yataklı Merkez Turizm Meslek Lisesi ve Uygulama Oteli, kamuoyuna ilk sunulduğunda bir meslek lisesi eklentisinden ziyade, Kırşehir’in makûs talihini kıracak “makro bir termal turizm projesi” olarak alkışlanmıştı.
5 yıldızlı lüks termal spa altyapısı, yüzme havuzları, modern konferans ve düğün salonlarıyla bu kompleks, kente turları çekecek vizyoner bir hamleydi.
Ancak Kırşehir kamuoyunda ve eğitim camiasında kulaktan kulağa yayılan, yerel basına da yansıyan son kulis bilgileri, projenin üzerine hantal bir kamu gölgesinin düştüğünü açıkça kanıtlıyor: Ahi Evran Mahallesi’ndeki 49 oda ve 110 yatak kapasiteli eski binasında hizmet veren Kırşehir Öğretmenevi, bu yeni ve lüks termal tesise mi taşınmak isteniyor?
“ÖĞRETMENEVİMİZDE BİR BRİÇ SALONUMUZ VAR, TAŞINDIĞIMIZ YERDE OLMAYACAKMIŞ; ÇOK MAĞDUR OLACAĞIZ.”
Öğretmenevi müdavimleri daha şimdiden taşınacaklarını dillendiriyor. Ve dahası, bir sohbette bir emekli öğretmen arkadaşın yöneticilerden birine “Burada bir briç salonumuz var, taşındığımız yerde olmayacakmış; çok mağdur olacağız.” şeklinde yakınmasına şahitlik ettik.
Bu tesisin tamamlandığında “başta öğretmenler olmak üzere tüm Millî Eğitim camiasına, kamu personeline ve Kırşehirli vatandaşlara ekonomik koşullarda nitelikli hizmet sunacağını” belirten açıklamalar da var ki kamuoyunda doğrusu infial uyandırmıştır.
Meseleye düz bir memur veya lokal ihtiyacı penceresinden bakarsanız bu taşınma “eski binadan kurtulma hamlesi” olarak mantıklı görünebilir. Ancak Kırşehir’in geleceği, turizm potansiyeli ve istihdam vizyonu açısından bakıldığında bu karar, doğmamış bir vizyonu kendi ellerimizle boğmaktan başka bir şey değildir. Bu gelişme, tam da projenin başından beri korkulan o hantal “bürokratik idare” tehlikesini %100 haklı çıkarmaktadır. Doğrusu bürokrasi için böyle olduğunda egolarını ve imkânlarını tatmin edecek iyi bir konfor alanı da oluşmuş olacak.
Sorulması ve sorgulanması gereken gerçekler ortadadır:
“5 YILDIZLI TERMAL VİZYON”, MEMUR LOKALİ STANDARTLARINA MI KURBAN EDİLİYOR?
Uluslararası standartlarda bir termal kür ve sağlık merkezi olarak pazarlanması, Afyon veya Denizli’deki rakipleriyle yarışması gereken devasa bir kompleks; sadece belli bir zümreye ucuz konaklama ve lokal hizmeti sunan “öğretmenevi” işletme mantığına sıkıştırılmaktadır. Bir tarafta dünya çapında acentelerle sözleşme imzalayacak kurumsal bir pazarlama vizyonu, diğer tarafta ise kamu tarifesiyle çay-kahve hesabı yapan bir memur lokali anlayışı vardır. Kırşehir bu hantallıkla küresel turizm iddialarını henüz bismillah demeden kaybetmektedir… Ve maazallah ve şayet böyle bir yola girilirse, bir iki yılın sonunda en vizyoner marka işletmeciyi çağırıp verseniz ve hatadan dönmeye çalışsanız bile veremezsiniz, almazlar; zira iş bilmezlikle iyi kullanılmadığından enkaz göreceklerinden dönüp bakmazlar.
ÖĞRENCİLERİN EĞİTİM ALANI “ÖĞRETMENEVİ” Mİ OLACAK?
Bu okulun ve otelin kuruluşunun temel şiarı, turizm konaklama sektörü için dünya standartlarında kalifiye eleman yetiştirmektir. Gencecik öğrencilerin uluslararası otel zincirlerinin disiplini, profesyonelliği ve vizyonuyla eğitilmesi hedeflenirken; staj ve uygulama alanlarının bir öğretmenevine dönüştürülmesi ya da öğretmenevinin bu bina içine alınması, bu çocukların ufkunu sadece yerel kamu standartlarıyla sınırlandıracaktır. “Usta-çırak” ilişkisi kurumsal bir otelde liderliğe evrilirken, öğretmenevinde sıradan bir memur hizmetine indirgenmektedir.
Oysa termal kaynağın üzerinde oturan Kırşehir’in elinde, doğru hamleyle parlatılabilecek termal bir elmastır bu yatırım.
…ve en önemlisi; bu tesisin temel amacı turizm sektörü için kalifiye eleman yetiştirmektir. Biz bu çocukları bürokratik bir hantallığın içinde mi eğiteceğiz, yoksa küresel standartlarda hizmet veren kurumsal bir markanın disiplini altında mı? Bir öğrencinin özgeçmişinde “Kurumsal X Otel Grubu onaylı stajyer” yazması mı onun geleceğini kurtaracaktır?
KULİSLERDEKİ MÜDÜRLÜK SAVAŞLARININ ASIL SEBEBİ DEŞİFRE OLMUŞTUR
İnşaatın harcı kurumadan bürokrasi ve siyaset koridorlarında dönen “Şu müdür olsun, bu departmana bizim tanıdık geçsin” kavgalarının asıl motivasyonu da bu taşınma haberiyle tamamen deşifre olmuştur. Amaç Kırşehir’i dünya turizmine açacak, liyakat sahibi, sektörü bilen profesyonel bir otel yöneticisi ya da CEO bulmak değildir. Amaç; bütçesi, kadrosu, termal imkânları ve sosyal donatıları devasa olan yeni bir “Öğretmenevi Müdürlüğü” koltuğunu kapmak ve burayı siyasi bir ödüllendirme alanına dönüştürmektir.
Kırşehir’in elindeki bu termal elmas, kişisel ikbal ve kurumsal yer değiştirme operasyonlarına heba edilemeyecek kadar kıymetlidir. Kentin idarecileri ve karar vericileri, öğretmenevinin fiziki yetersizliğini gerekçe göstererek taşınması kolaycılığına kaçmak yerine, öğretmenevine yakışır modern bir lokal yapmalı; bu devasa termal kompleksi ise uluslararası markaların, liyakatin ve gerçek turizm profesyonellerinin yönetimine bırakmalıdır. Ahilik şehrine yakışan, eş-dost kayırmacılığı ile bir yatırımı söndürmek değil, o yatırımı dünya standartlarında parlatacak vizyonu göstermektir.
Sayın Kıymetli VALİMİZ MURAT SEFA DEMİRYÜREK…
… Ve iş dünyasını ve vizyonerliğin ne olduğunu iyi bilen, İktisat alanında yüksek lisans yapmış, Millî Güvenlik Akademisi 68. Dönem mezunları arasında yer almış, Millî Prodüktivite Merkezinde Genel Sekreter ve Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürü olarak görev yapmış, Esnaf ve Sanatkârlar Şûrası, Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, Mesleki Yeterlilik Kurumu gibi birçok kurumda çalışmış, Enerji Verimliliği Derneğinde Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmış olan SAYIN VE SEVGİLİ MİLLETVEKİLİMİZ NECMETTİN ERKAN, bu konuda alacağınız kararın yıllarca konuşulacak bir vizyon deneyi olacağını lütfen unutmayın.
Bu, kendisine konfor alanı oluşturacak hantal bürokrasinin “Seçimde lazım olur, sizin seçmenlere iş sağlarız, istihdam ederiz” diyerek tavladığı ucuzluğa karşı gelmekte ve belki de kendi adınıza risk almakta olabilirsiniz. Ama alacağınız karar şehrin termal turizm ve vizyonerliği yönüyle kaderi ile ilgili bir karardır.
Bu kader seçimini bu şehir hafızasına kaydedecektir.
Benimkisi tarihe ve hafızaya not düşmek….

