15 Ekim 2026

Varolasın Sağ Olasın Adnan Yılmaz… “EMEĞE SAYGI ve BİR KİTAP”

…Emek deyince, üretim için verilmiş beden ve beyin gücü akla gelir..

Sevgili Dostum Adnan YILMAZ aşağıdaki resmini gördüğünüz “Küçük Asya’yı Yurt Yapan Dinamikler BOZKIRIN HAFIZASI İnanç – İsyan – İktidar “  kitabı için o kadar beyin gücü harcamış,  o kadar çok kaynaktan  araştırma yapmış ki pes vallahi..

Okuyup araştırdığı yüzlerce önemli kaynak eserler bile düşününce ’ye   verilen emeğe paha biçmek daha doğrusu saygı duymamak inanın ki çok zor..

Araştırdığı kaynak kişilerin listesi bile 11 sayfa…

Bu tür belgesel ve araştırma ağırlıklı kitapları altını çizerek, verilen dip notlardaki kaynaklarla birlikte bütünleyip tamamlayarak okumazsak içselleştiremez, zevkine, tatına varamaz, konunun özünü anlayamazsınız…

Ben Kırşehir Erkek İlköğretmen Okulu’na 1966 da girip, 1969 da mezun oldum..

Bir Avanos’lu olarak benim eski Nüfus Cüzdanımda yazılı vilayetim KIRŞEHİR‘dir.

Kırşehir‘i çok sevdiğini her an söylemekle gurur duyan birisi olarak bu güzel kitabı okuyana dek Kırşehir hakkında bir şey bilmiyormuşum meğerse..

Eser sadece Kırşehir değil Anadolu tarihinin akışı içinde kronolojik olarak roman, şiir tadında okunur tarzda, ilmek ilmek yaşanmışlıklar içinde tamda “BOZKIRIN HAFIZASI”nı ortaya sermiş.

Adnan YILMAZ dostumun bu son eseri sayesinde hem Kırşehir tarihi hem de Anadolu geçmişi hakkında bakın neleri öğrendim.

Şöyle kısa bir özet yaparsam:

Türklerden önceki Kırşehir tarihinde Perslerin, Hattilerin Hititlerin ve Doğu Roma (Bizans) ilişkilerinin etkisini Yassıhöyük‘ü, “ARZU ile MERZİK” hikâyesini bir masal gibi okuyup sindiriyorsunuz.

Adnan YILMAZ Öylesine eski anlatılar yakalamış ki Luvilerden bugünlere Anadolu ’yerli insanın izlerinin ipuçları üzerinde dolaştırıyor okurlarını….

Daha Sonraları da;

Anadolu’ya olan Türkmen akınları ile beraber Kırşehir’in Türkmenleşmesini, Türkleşmesini Babailiği ve Babai isyanı’nın tüm örtülerini kaldırmış..

BABA İLYAS – BABA İSHAK- MUHLİS PAŞA – ÂŞIK PAŞA – ELVAN ÇELEBİ’ silsilesini… Ahiliği ve Anadolu Ahiliği’nin kurucusu Ahi Evran-ı Veli’yi (Şeyh Nasırüddin Mahmud el-Hoyî)

Babailik ve Ahilik arasındaki İlişkinin çoğunlukla ortak taban  üzerinden kurulu olduğunu derinliğine öğreniyoruz…

Babai İsyanı’nı, Malya Savaşı’nı Moğol istilasını, Moğol Selçuklu işbirliğindeki Kırşehir yöneticisi CACA BEY‘in  siyasi ve askeri gücünün yanı sıra, bilime ve eğitime yaptığı katkılarla (özellikle astronomi alanında) Anadolu Selçuklu tarihinin öne çıkan ve kalıcı izler bırakan şahsiyetlerinden birisi olduğunu..

Yesevilik,  Babailik, Ahilik Üçgeninde Kırşehir‘i

Babailik, Ahilik, Bektaşilik Şey Edebali ilişkisini ve Osmanlı’ya uzanan kuruluş etkisini tarihi belgeler eşliğinde sindiriyorsunuz.

Ahiliğin Ahi Evran ile Kırşehir’de ve tüm bölgede etkisini Ankara Ahiliğinin Osmanlının kuruluşundaki etkisiyle birlikte Cumhuriyete etkisini Babailikle beraber Anadolu Erenleri;

HACI BEKTAŞ, SARI SALTUK, BARAK BABA, TABDUK EMRE VE YUNUS EMRE‘yle  Babailik ilişkisini öğreniyoruz..

Hele de:

Türklüğün, Türkçenin sembolü YUNUS EMRE‘nin

“Biz sevdik aşık olduk,

Sevildik maşuk olduk.”  şiirindeki Anadolu sınırlarını aşan bir Türkmen sevgi seli içinde nasıl sevildiğini… Dokuz ayrı yerde olduğu söylenen mezarının birinin de Kırşehir topraklarındaki Ulupınar köyündeki “Ziyarettepe”de bulunduğunu, Yunus‘un paylaşılmazlığını ve sevgisini öğrendim..

Bu değerli kitapla;

Anadolu’nun Timur tarafından istilasını ve sonuçlarını, hele de Dulkadiroğlularındaki taht kavgalarını, entrikalarını ve daha da birçok konuyu bir tarihi roman gibi okuyup bilgileniyorsunuz.

Ayrıca Celali isyanlarını, Hacı Bektaş’ın torunlarından Kalender Çelebi İsyanını…

Çok daha önemlisi Şah İsmail‘in (Şah Hatayi) Türkmenler üzerindeki etkilerini ibretle öğreniyoruz.

Bektaşiliğe  dolayısıyla da Türklüğe ve Türkmenliğe karşı akıl almaz baskıları okuyup öğrenince bugünle karşılaştırmamak için aptal olmak gerekir diye düşünüyorum..

Özetle ve sadete gelirsem:

Kendisini benim gibi “Kırşehir’in Mikro Milliyetçisi” görenlerin, …Öyle olmasa bile geçmişini merak eden herkesin altını çizerek okuması gereken bir yapıt.

Sevgili dostum sayın ADNAN YILMAZ‘a da bir çift sözüm var elbette..

Kardeşim,  bizlere kazandırdığın bu değerli kitabın için emeğine beynine sağlık, sağalasın, varolasın diyorum…

Saygı ve sevgilerimle…

 

Ahmet ÖZBEK

16.12.2025 Avanos

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız!