15 Ekim 2026

 “ULUSLARARASI KIRŞEHİR TARİHİ SEMPOZYUMU”NDA KABUL EDİLEN BİLDİRİLER AÇIKLANDI Araştırmacı-Yazar Adnan Yılmaz’ın Bildirisi de Programa Kabul Edildi

Kırşehir’in binlerce yıllık tarihsel birikimini disiplinler arası bir bakış açısıyla ele almayı amaçlayan “Uluslararası Eski Çağ’dan Modern’e Kırşehir Tarihi Sempozyumu” için kabul edilen bildiriler açıklandı.

Türk Tarih Kurumu‘nun destekleriyle, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi‘nin ev sahipliğinde düzenlenecek sempozyum, 26-28 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Tarih, Arkeoloji, Sanat Tarihi, Antropoloji, Edebiyat, Sosyoloji ve ilgili diğer alanlardan bilim insanlarını bir araya getirecek etkinlikte, Kırşehir’in tarihî ve kültürel mirası bilimsel yöntemlerle ele alınacak.

“Sempozyum bilim kurulu üyeleri tarafından incelenen ve sözlü olarak sunulmak üzere kabul  edilen” bildiriler arasında, akademi dışından kabul edilen sınırlı sayıdaki çalışmalar arasında yer alan Kırşehirli araştırmacı-yazar Adnan Yılmaz‘ın bildirisi de bulunuyor.

Yılmaz’ın, “BABAÎ HAREKETİNDEN AHİLİĞE: 13. YÜZYIL ANADOLU’SUNDA KIRŞEHİR MERKEZLİ TÜRKMEN DİNAMİKLERİ VE MİLLÎ KİMLİK İNŞASI” başlıklı bildirisi, Kırşehir’in Anadolu’nun toplumsal ve kültürel dönüşümündeki tarihsel rolünü ele alıyor.

13. YÜZYIL ANADOLU’SUNA KIRŞEHİR MERKEZLİ BİR BAKIŞ

 Kabul edilen ön bildiri özetini paylaşan Adnan Yılmaz, çalışmasında 13. yüzyıl Anadolu’sunda yaşanan büyük kırılmaların Kırşehir merkezli Türkmen dinamiklerinin tüm Anadolu üzerinde asırlar süren kalıcı etkilerini değerlendiriyor.

Bildiri özetinde aynen şöyle deniyor.:

 “BABAÎ HAREKETİNDEN AHİLİĞE: 13. YÜZYIL ANADOLU’SUNDA KIRŞEHİR MERKEZLİ TÜRKMEN DİNAMİKLERİ VE MİLLÎ KİMLİK İNŞASI”

“13. yüzyıl Anadolu’su, Babaî İsyanı ve Moğol istilasının yarattığı siyasal boşluk ile toplumsal kırılmaların belirlediği önemli bir dönüşüm sürecine sahne olmuştur. Bu süreçte Kırşehir, Yesevîlik geleneğinden beslenen Türkmen babalarının etkisiyle inanç, toplumsal hareketlilik ve iktidar ilişkileri çerçevesinde şekillenen başlıca merkezlerden biri hâline gelmiştir.

Ahi Evran öncülüğünde gelişen Ahilik geleneği, Anadolu’daki siyasal ve toplumsal dağınıklık içinde ekonomik, ahlaki ve kültürel dayanışmayı kurumsallaştıran bir yapı olarak işlev görmüştür. Bu yapı, Babaîlik ile Ahilik arasında gelişen kültürel süreklilik ve tarihsel etkileşim alanlarının oluşmasına zemin hazırlamıştır.

Aynı tarihsel-kültürel ortamda Âşık Paşa, Gülşehrî, Hacı Bektaş Veli ve Yunus Emre gibi isimler, Türkçe eserleriyle Anadolu’da ortak bir kültürel ifade alanının oluşmasına katkı sağlamış; Farsçanın edebiyat ve devlet dili, Arapçanın din dili olarak öne çıktığı bir dönemde Türkçenin güçlü bir kültür dili hâline gelmesinde öncü rol üstlenmişlerdir.

Kırşehir merkezli bu Türkmen dinamikleri, Moğol istilası karşısında gelişen toplumsal direnç kültüründen beslenmiş; yalnızca bir direniş hareketi değil, Anadolu’da sosyo-kültürel dönüşümü etkileyen ve aidiyet duygusunu güçlendiren tarihsel bir süreklilik üretmiştir.

Söz konusu birikim, Türk beylikleri dönemi ve Ahî çevreleri aracılığıyla sonraki yüzyıllara taşınmış; özellikle Şeyh Edebali gibi şahsiyetler üzerinden Osmanlı kuruluş hafızasında ahlaki meşruiyet, toplumsal dayanışma ve siyasal zihniyet bakımından karşılık bulmuştur. Bu tarihsel mirasın, uzun vadede Türkiye Cumhuriyeti’nin toplumsal ve kültürel zeminine uzanan etkiler taşıdığı değerlendirilebilir.

Bu bildiri, Baba İlyas çevresinde şekillenen Babaî hareketinden Ahilik geleneğine uzanan süreçte Kırşehir’in Türk dili, kültürü ve toplumsal kimlik bilincinin gelişimindeki merkezi rolünü, tarihsel süreklilik ve kültürel etkileşim perspektifiyle analiz etmeyi amaçlamaktadır.”

KIRŞEHİR’İN BİNLERCE YILLIK MİRASI BİLİMSEL OLARAK ELE ALINACAK

Sempozyuma ilişkin Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi tarafından yapılan açıklamada, Kırşehir’in prehistorik dönemden günümüze uzanan köklü tarihine dikkat çekildi.

Açıklamada, Hitit, Frig, Roma ve Bizans medeniyetlerine ev sahipliği yapan Kırşehir’in, Malazgirt Zaferi sonrasında Anadolu’nun Türkleşme sürecinde önemli bir merkez hâline geldiği vurgulandı. Ahilik geleneğinin merkezi olarak Türk-İslam medeniyetinin şekillenmesine katkı sağlayan şehrin; Selçuklu‘dan Osmanlı‘ya ve Cumhuriyet‘e uzanan süreçte ilim, irfan ve sanat alanlarında önemli şahsiyetler yetiştirdiği ifade edildi.

KALEHÖYÜK’TEN NEŞET ERTAŞ’A UZANAN KÜLTÜREL ZENGİNLİK

Üniversitenin açıklamasında, Kalehöyük kazılarından elde edilen arkeolojik bulguların Eski Çağ yerleşimlerine ilişkin yeni veriler sunduğu belirtildi. Cacabey Camii ve Kesikköprü gibi tarihî eserlerin Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin mimari zenginliğini günümüze taşıdığı kaydedildi.

Ayrıca, Aşıklık Geleneği ve Neşet Ertaş gibi kültürel değerlerin somut olmayan kültürel mirasın yaşayan temsilcileri olduğu ifade edilirken, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi‘nde yer alan Ahilik Geleneği ile Ahi Evran-ı Veli‘nin uluslararası düzeyde Kırşehir’e ayrı bir değer kazandırdığı vurgulandı.

BÖLGESEL TARİH, ULUSAL TARİH YAZIMINA KATKI SUNACAK

Üniversite açıklamasında şu değerlendirmeye yer verildi:

“Üniversitemiz, kültür ve medeniyetimizin önemli değerlerini toplumun geneline yaymak ve gelecek nesillere aktarmak misyonuyla hareket etmektedir. Tarih, Arkeoloji, Sanat Tarihi, Antropoloji, Edebiyat, Sosyoloji ve diğer ilgili disiplinleri bir araya getirerek Kırşehir’in zengin tarihini bütüncül bir perspektifle ortaya koymayı hedeflemektedir.”

“Sempozyumumuz, Türk Tarih Kurumu’nun ‘Türk tarihinin bilimsel yöntemlerle araştırılması ve yayınlanması’ misyonuyla da tam bir uyum içerisindedir. Bölgesel tarih çalışmalarının ulusal tarih yazımına entegrasyonuna katkı sağlayacaktır.”

“Bu kapsamda, ‘Uluslararası Eski Çağ’dan Modern’e Kırşehir Tarihi Sempozyumu’nu 26-28 Kasım 2026 tarihlerinde Türk Tarih Kurumu’nun destekleriyle üniversitemizin ev sahipliğinde düzenleyeceğiz. Sempozyumumuza katılımlarınızdan onur duyacağımızı bildiririz.”

ULUSLARARASI NİTELİKTE GÜÇLÜ AKADEMİK KADRO

Sempozyumun Düzenleme Kurulu Başkanlıklarını, Prof. Dr. Yaşar Özüçetin ile Prof. Dr. Yunus Pustu üstleniyor.

Türkiye’nin yanı sıra Arnavutluk, Almanya, Bosna Hersek, Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistan gibi ülkelerden çok sayıda akademisyenin yer aldığı Bilim Kurulu, sempozyumun uluslararası niteliğini daha da güçlendiriyor.

26-28 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek sempozyumun, Kırşehir’in tarihsel hafızasının bilimsel zeminde yeniden değerlendirilmesine, bölgesel tarih çalışmalarının ulusal tarih yazımına katkı sunmasına ve şehrin kültürel mirasının daha geniş çevrelere tanıtılmasına önemli bir zemin oluşturması bekleniyor.

 

 

  

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız!